Untitled Document
         
Alperenler
Turk islam ulkusu   Yazarlar..
  Ahmet KABAKLI
  Dr. Fatih BAĞCIOĞLU
  Dr. Mehmet GÜNEŞ
  Dündar TAŞER
  Şeyh Edebali'den...
  Galip ERDEM
  Gazi Hüseyin KILBAŞ
  Gürbüz AZAK
  Hüseyin SALTUK
  Kadir DURAK
  Mahir K. DAMATLAR
  Muhalif - 28 Şubat
  Musa Duran KURU
  Recep KÜÇÜKİZSİZ
  Röportaj - 12 Eylül
  Röportaj - 28 Şubat
  Talha UĞURLUEL
  Y. KARAYUNUSOĞLU
  Yılmaz ÖZTUNA
Muhalif'ten ...
 
Post Kolonyal Bir Darbe: 28 ŞUBAT

     İttihat ve Terakki ile başlayan ittihatçı, otoriter gelenek 28 Şubat muhtırası ile karşımıza çıkmıştır. Bugün iktidarda olan hükümette, askeri vesayet altındaki bir iktidardır. Ülkenin kaderi parlemento ve hükümetin değil MGK aracılığı ile Ordunun elindedir. Hükümetin fiili proğramı aslında esaslarını MGK 'nin kararlaştırdığı bir proğramdır.

     Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan itibaren devletin resmi ideolojisi "Kemalizm" olmuştur. İdeolojik, siyasal, sınıfsal karakteri ile 77 yıldır devlet ve millet hayatında hakim ve etkili.

     Çok partili siyasi hayata geçilmesinden bu yana on yılda bir askeri müdahale yapıldı. Darbelerin gerekçesi "hep kemalizm" idi. Askeri müdahaleler her seferinde ülkede demokrasinin gelişmesine darbe vurdu. Askeri, bürokratik otorite her zaman sivil otoritenin üstünde oldu.

     124 yıllık "1876-2000" meşrutiyet, cumhuriyet, demokrasi anaforunda karşımıza hep buhranlar ve darbeler çıkmıştır. Bunun en son örneklerinden biride adına "askerler tarafından" 28 Şubat (post modern darbe denilen muhtıra) ile yaşadık.

     Türkiyedeki demokrasi önündeki en büyük engellerden biri olan "darbeler" baktığımızda sivil görünümlü otoriter, totaliter diktatörlüğün konsolide edildiği dönemlerde karşımıza çıkmıştır. "Askeri vesayete" dayanan darbelerin temelinde yatan ideolojik düşünce, "laikçi bürokratik Kemalizm" 'dir.

     İttihat ve Terakki ile başlayan ittihatçı, otoriter gelenek 28 Şubat muhtırası ile karşımıza çıkmıştır. Bugün iktidarda olan hükümette, askeri vesayet altındaki bir iktidardır. Ülkenin kaderi parlemento ve hükümetin değil MGK aracılığı ile Ordunun elindedir. Hükümetin fiili proğramı aslında esaslarını MGK 'nin kararlaştırdığı bir proğramdır.

     Toplum mühendislerince post modern darbe olarak adlandırılan 28 şubat eğer post bir isim vermek gereikyorsa ülke için örtüsüz " post kolnyal" bir darbedir. yani 28 Şubat kendi halkını sömürge gören milli, tarihi, kültürel ve sosyal değerleri yoksayan, kendilerinimillete rağmen vazgeçilmez gören koloni valisi mantığının depreşerek hortlamasıdır.


ANAYOL HÜKÜMETİNİN KURULUŞU

     25 Aralık 1995 Seçimlerinde hiçbir parti salt çoğunluk 276 milletvekili bularak tek başına iktidar olam imkanını elde edemedi. Seçimlerden yine koalisyon hükümeti tablosu çıkmıştı. Seçimlerden RP birinci parti olarak çıktı. Doğal olarak cumhurbaşkanı Demirel hükümet kurma görevini birinci parti olamsı sebebiyle RP genel başkanı Erbakan' a verdi. Erbakan ilk görüşmesini Çiller 'le yaptı. Fakat Çiller teklifi reddetti. DYP grubunda bu konuyla ilgili şunları söyledi: "Erbakan'ın hükümet kurmak için veremeyeceği taviz yok Siyasi tarihimizin en en parlak oportünisti Erbakan'dır. Erbakan'la bizi bir koalisyona kimse zorlayamaz. Refah ' ateslim olmam. Ülkem satılık değildir. (Sabah, 20.01.1996) 

     Erbakan daha sonra Mesut Yılmaz 'la görüştü. ANAP, RP ile koalisyona daha sıcak yaklaşmıştı. bunda da ANAP içindeki eski MSP kökenli milletvekillerinin etkisi vardı. Fakat Erbakan-Yılmaz görüşmeleri bir koalisyon protokolü hazırlama noktasına gelmişken araya 9 günlük Ramazan tatili girmesini müteakiben Mesut Yılmaz başka bir telden konuşmaya başlayacaktı. RP-ANAP hükümeti üst düzey kuvvet komutanlarından birisinin Yılmaz ile gizli bir görüşme yaparak Ordu'nun görüşünü yansıtmasıyla RP-ANAP hükümeti gerçekleşmedi. 

     TSK, ANAP üzerinde etkili olmuştu. RP'li bir hükümeti değil (ANAYOL) DYP-ANAP koalisyonunu istiyordu. Başta TSK olmak üzere, tekelci sermaye, çıkar çevreleri de RP'li bir hükümete karşıydı. RP ye açıkca tavır alanlar ABD-İsrail ve AB üyesi ülkeler de vardı. Mesut Yılmaz Fransa gezisine çıktığında görüştüğü Fransa Cumhurbaşkanı Jacque Chirac, Yılmaz 'a hitaben "irandaki hatamızı tekrarlamayacağız. Refahın iktidarına izin vermeyeceğiz" demiş. (Zaman, 26.6.1996) Avrupa Konseyi Parlamento Meclis Başkanı Lemi Ficher de "Refah Partisinin iktidara gelmesi Avrupa Konseyini endişelendirir" sözlerini sarf etmişti. (Zaman, 26.6.1996). 

     İsrail Cumhurbaşkanı Ezer Veizmanda Jerusalem Post gazetesi muhabirinin "Türkiye de İslamcılar iktidara gelirmi ?" sorusuna şu cevabı vermişti.: "Süleyman Demirel 'i çok iyi tanırım. Benim tanıdığım Demirel, ne yapıp edip, İslami bir partinin iktidara gelmesine geçit vermeyecektir. Zaten ordunun da elini kolunu kovuşturup gelişmeleri izlemekle yetineceğini sanmıyorum." (Akşam, 14.6.1996) 

     En sonunda iç ve dış seküler güçlerin dediği olmuş Nisan 1996 başlarında Mesut Yılmaz'ın başbakanlığında dışarıdan DSP 'nin desteklediği ANAP-DYP hükümeti ANAYOL kuruldu ve böylece RP devre dışı bırakıldı. İngilterede yayınlanan The Guardian gazetesinde ANAYOL 'a destek çerçevesinde şu sözler söyleniyordu. "Anayol 'un Batı  yanlısı ve Laik Türkiye Cuhuriyetinde ilk kez iktidara gelecek olan İslamcı bir partinin önünü keserek oluşması tarihi bir olaydır. İslamcı Rp 'nin iktidar olma şansının ortadan kaldırılmasıyla Batı Hükümetleri rahat bir nefes almıştır. (Y Şafak 8.3.1996)


ANAYOLUN YIKILIŞI VE RAFAHYOLUN KURULUŞU

     Anayol koalisyonu merkez sağın iki partisi arasında ölü doğmuş, bu bir nevi zoraki nikah olmuştu. Çünkü birbirlerini harcayarak merkez sağın tek lideri olamk isteyen Çiller ve Yılmaz arasındaki çekişme "Zaten Çiller zor ikna edilerek koalisyon başbakanlığı Mesut Yılmaz 'a  verilmiş Çiller de bunu büyük fedakarlık olarak nitelendirmişti." fakat içten içe başlayan çekişmeler Anayol 'un kısa ömürlü olmasına yol açtı. İki parti liderinin meclis gündeminde olan yolsuzluklar ve soruşturma önergeleri konusunda anlaşamama nedeniyle Anayol üç ay sonra bozuldu.  

     Anayol'un sonunu getiren bir diğer hadise de hükümetin güvenoyu alma hususundaki anayasal usulsüzlüktü. Deniliyordu ki, hükümetin güveboyu alabilmesi için 550 milletvekili salt çoğunluğu olan 276 oy alması gerekir. Halbuki Anayol hükümeti DSP 'nin oylamaya katılmayarak destek verdiği oylamada 261 oy alarak "güvenoyu almış" sayılmıştı.276 rakamını bulamadıpından bu anayasaya aykırı idi. RP; düzeltilmesi için Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuş, 14 Mayıs 1996 'da karar RP'nin lehine çıkınca Anayol için yeni bir güven oylaması zorunluluğu doğmuştu.

Gaziantep Alperenlerinin Adres Bilgileri
Adres : Bey Mahallesi A. Edip Caddesi No:5 Şahinbey / GAZİANTEP
Son Güncelleme Tarihi : 11.05.2009
|
|
Gaziantep Alperen Ocakları © 2005 - 2009 |     Designed by YusufAli
Tüm Hakkı Gaziantep Alperen Ocaklarına aittir.