Untitled Document
         
Alperenler
Turk islam ulkusu   Yazarlar..
  Ahmet KABAKLI
  Dr. Fatih BAĞCIOĞLU
  Dr. Mehmet GÜNEŞ
  Dündar TAŞER
  Şeyh Edebali'den...
  Galip ERDEM
  Gazi Hüseyin KILBAŞ
  Gürbüz AZAK
  Hüseyin SALTUK
  Kadir DURAK
  Mahir K. DAMATLAR
  Muhalif - 28 Şubat
  Musa Duran KURU
  Recep KÜÇÜKİZSİZ
  Röportaj - 12 Eylül
  Röportaj - 28 Şubat
  Talha UĞURLUEL
  Y. KARAYUNUSOĞLU
  Yılmaz ÖZTUNA
Yaşar KARAYUNUSOĞLU
 
BİZ İKİ DEVLET BİR MİLLETİZ

      Gurbettesiniz. Sıcak bir bakışa, tanıdık bir simaya ihtiyaç duyuyorsunuz. Böylesine yalnızlık hissettiğiniz bir zamanda, birisiyle karşılaşırsınız, aradığınızı bulmuş gibi sevinirsiniz. Önce memleketini öğrenirsiniz; sizdendir. Beldesini, semtini sorarsınız; size oldukça yakındır. Sonra, "Aman dur, akraba çıkacağız." dersiniz ve yakın bir dost bulmuş gibi kendinizi rahat hissedersiniz. Onunla paylaşacağınız, oturup ağlaşacağınız, his alışverişinde bulunacağınız ortak noktalar vardır. Ama tarih, sizin aranıza kalın bir duvar örmüş; ceddiniz bir, diliniz bir, dininiz bir, yemek muhabbetine kadar ananeniz bir, yurdunuz bir... Bunca ortak yönünüz olan akrabalarınızla ayrı düşmüşseniz, "Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur." sözüne uygun olarak yakınlığınızın üzerini toz toprak kaplamışsa, siz dostluk ağlarınızı, müşterek değerlerinizi nasıl devam ettireceksiniz?

      Böyle bir gurbetimiz vardı bizim yüzyıllardır.

Çok şükür ki, şimdi tarihin başka bir semtinde tanıdık yüzler ve yakın gönüllerle karşılaşıyoruz.       "Ertuğrul" deyince, birlikte "dedemiz" diyoruz. "Sultan Sencar, Merv, Selçuklu, Oğuz" bunlar ve hesaba gelmez binlerce değer telaffuz edilince, birlikte, "bizim tarihimiz" diyoruz.

      Türkiye'de, "Gülü seven dikenine katlanır." denirken; Türkmenistan'da, "Gülü govi gören dikenine döz gelir." deniyor. Aynı mantıkla ve yaklaşık aynı kelimelerle hoşgörüye bakışımız ve insanları kabul tarzımız birlikte ortaya konuyor.

      "Dedesi ekşi elma yemiş, torununun dişi kamaşmış." Türkiye'de böyle söylenirken; Türkmenistan'da, "Atası turşu elma yese, oğlunun dişi kamışır." deniyor. Sanki, kişinin yaptığı olumlu ya da olumsuz her türlü faaliyetten torununun da etkileneceği mantığı ve kültürel terbiye anlayışı birbirinin izdüşümü.

      "Kurda acıyan, koyuna zulmeder." ifadesiyle, "Gurda rehim eden, goyuna zulmeder." ifadesi arasında ne kadar fark var?

      "Üzüm üzüme baka baka kararır." ile, "Gavun gavundan renk alır." atasözleri arasında mantık farkı var mı?

      "Yüreği ağzına gelmek, dünyaya gelmek, gönül almak, yolunu kesmek, gönül vermek, gözden düşmek, acı söz.." gibi aynı ses ve aynı anlamda; " ele almak, ele vermek, el vermek, gönlünü avlamak, dili yutmak, elden ayaktan düşmek, baş ağırtmak, bel bağlamak, boyun eğmek..." gibi aynı seste, fakat farklı anlamda kullanılan yüzlerce deyim veya atasözü birlikte kullanılıyorsa bunun ortaya koyduğu gerçek ne olabilir?

      "Sen" ve "ben"i, "biz" yapan sayılamayacak kadar güzel misâl var.

      Şu ahlâkî kurallar(depdesturlar) ve ananeler Türkiye'dekilere ne kadar benziyor?
      -Arefe günlerinde mezarlıkların ziyaret edilmesi ve ölen yakınlar için dua edilmesi,
      -Yemek yemeye, evin büyüğünden önce başlanmaması,
      -Misafirden önce sofradan kalkılmaması,
      -Yemekten sonra dua edilmesi,
      -Büyüklerin yanında konuşmalara dikkat edilmesi ve fazla konuşulmaması,
      -Yemeklerin sağ elle yenmesi,
      -Kızların, gelin olurken başlarına kırmızı duvak giymeleri,
      -Çocuklara güzel isim verilmesi,
      -Torunlara, dedelerinin isimlerinin verilmesi,
      -Misafirlere ikram yapılması,
      -Ev reisinin erkek olması
      -Sofranın uzun süre açık bırakılmaması,
      -Çocuklara terbiye verilmesi,
      -Anne babaya itaat edilmesi,
      -Yürürken, büyüklerin önünden gidilmemesi,
      -Yemekte dinî, ahlâkî, iç açıcı, güzel, ferahlatıcı konulardan bahsedilmesi,
      -Gelinin, kayınpederine babasına; kaynanasına da annesine davrandığı gibi davranması,
      -Misafirlerin kapıya kadar uğurlanması,
      -Büyük biri geldiğinde ona yer gösterilmesi,
      -Dostların üzüntüsüyle üzülünmesi, sevinçleriyle sevinilmesi.
     
      Pek çok yer isminde bile aynı mantıktan hareketle, aynı seslerin kullanılması; "sen" ve "ben" değil, "biz" olduğumuzun ayrı bir işareti değil midir?

      Eceabat (Çanakkale'nin ilçesi), Akçaabat (Trabzon'un ilçesi), Boyabat (Sinop'un ilçesi), Aşkabat (Türkmenistan'ın Başkenti), Balkanabat (Türkmenistan'da vilayet ismi), Türkmenabat (Türkmenistan'da vilayet ismi), Ruhabat (Ahal'da yer ismi).

      Uludağ (Bursa'da dağ ismi), Emirdağ, Sultandağ (Afyon'da ilçe ve dağ isimleri), Nebitdağ, Gubadağ (Türkmenistan'da yer ismi), Köytendağ, Köpetdağ (Türkmenistan'da dağ ismi).

      Gökdere, Aydere (Türkmenistan'da dere ismi), Uludere (Şırnak'ta dere ismi), Derbent, Yerbent (Türkmenistan'da ve bizde ilçe ismi), Govşutbent, Çanlıbent (Türkmenistan'da baraj ismi).

      Herrikgala, Garrıgala (Türkmenistan'da şehir ismi), Çanakkale, Akçakale, Kırıkkale (Türkiye'de şehir).

      Dodurga, Bayat, Oğuzlar, Teke, Yazır, Çovdır (Türkmenistan'da boy isimleri) iken, Türkiye'de Dodurga (Çorum'un ilçesi), Teke (İstanbul'da bir semt), Yazır(Antalya, Alanya'da köy ismi), Çavdır (Burdur'un ilçesi). Halaç (Afyon'un Şuhut ilçesine bağlı bir köy; Türkmenistan'da Lebap'a bağlı bir ilçe). Diyarbekir (Daşoğuz'da bir yer ismi, Türkiye'de il ismi).

      Bunlara benzer şekilde sonu "tepe" ve "su" ile biten oba ve yer isimleriyle de oldukça sık karşılaşıyoruz. Burada anlatılanlar bir fikir verir düşüncesiyle kaydedildi. Tespit edilen veya edilemeyen, anlayış biçiminden, yaşayış biçimine kadar yüzlerce ortak değeri ifade etmek mümkün.

      Görüyoruz ki, Oğuz'un torunları olarak yakınlığımız hâlâ taptâze. Asırlar önce Anadolu'ya gelip burayı yurt edinenlerin Atayurt'tan getirdikleri isimler ve âdetler hâlâ yaşıyor. Gözlerimizi kapatsalar, sesimizle birbirimizi tanırız, yüzlerimizi karartsalar, isimlerimizle...

      Kökü sağlam, aydınlık bir âtiyiz.

      Ve fazla söze ne hacet, Saparmurat Türkmenbaşı'nın ifadesiyle; "Biz; iki devlet, bir milletiz."

Gaziantep Alperenlerinin Adres Bilgileri
Adres : Bey Mahallesi A. Edip Caddesi No:5 Şahinbey / GAZİANTEP
Son Güncelleme Tarihi : 11.05.2009
|
|
Gaziantep Alperen Ocakları © 2005 - 2009 |     Designed by YusufAli
Tüm Hakkı Gaziantep Alperen Ocaklarına aittir.