|
15
aralık
2005 pano:

yeni kitap!: zibaldone 2 sel yayıncılık'tan
çıktı. zibaldone 1 neydi ki bu ikincisi
diye merak edebileceklere: fikir aklıma geç geldi, bundan sonra
roman-öykü dışındaki düzyazılarımı "zibaldone" genel başlığı
altında toplamaya karar verdim. dolayısıyla daha önce çıkan ise,
ki değil, bu dizinin ilk kitabı oldu; onun yeni baskısı "zibaldone
1" olarak yapılacak. peki zibaldone nedir diye soranlara: ben bu
adla ilk defa, kitap-lık dergisini çıkarmaya
başladığımızda karşılaşmıştım, leopardi'nin 4400 sayfalık "defterler"ine
verdiği admış; biz de dergide bu üst başlıklı bir sayfa
hazırladık, derginin ana konusu (yky kitaplarının tanıtımı)
dışında kalan, kitap dünyasıyla ilgili haberleri verdiğimiz bir
köşe oldu. daha sonraları öğrendim ki boccaccio'nun ve bir alman
bilim adamının da zibaldone adlı defterleri yayımlanmış. sen
kendini bu adamlarla bir mi sayıyorsun diyeceklere: hayır,
zibaldone'yi sözcük olarak seviyorum, yoksa defterimin boyunu
bilirim evelallah.
şefin
salatası:
Kitaplara % 0 Vergi!
Avrupa Birliği’ne girmenin, hatta girmeye çalışmanın günlük
yaşamı, kurumları ve devleti ne kadar değiştireceği
tartışılırken genelde pek sıra gelmeyen konulardan biri de
kitaplar elbette. Oysa bugün tüm teknolojik gelişmelere karşın
kitap, eğitim ve kültürün yaşatılıp yayılması konusunda hala en
önemli araç; Avrupa Konseyi de bunu böyle kabul eden ve üye
ülkelerin devletlerinden, buna uygun politikalar benimsemesini
isteyen en önemli yapılardan biri.
Bu politikalar çok çeşitli olabiliyor ve
uygulamalar da ülkeden ülkeye değişiklik gösteriyor kuşkusuz:
yazarların desteklenmesi, yayınevlerine mali destek verilmesi,
düşük ya da sıfır faizli kredi sağlanması, yarı yarıya
sponsorluk sistemi, kütüphane alımları aracılığıyla uzun süre
içinde az satacak edebiyat ve bilim kitaplarının basımının
desteklenmesi, çeviri desteği vs.
1996’dan beri tartışılan bir başka konuysa kitaptan vergi
alınmaması, KDV’nin sıfıra düşürülmesi. Avrupa Konseyi, 1996’da
düzenlediği bir dizi konferans sonucunda, kitabın vergi dışı
tutulmasını resmi tavsiyesi olarak benimsemeye karar verdi. Buna
temel olarak da, kuruluş ilkeleri arasında “bilginin vergiye
tabi tutulmaması” olan UNESCO’yu kaynak gösteriyordu.
İsveç’in kitaptan alınan vergiyi %25’ten %6’ya indirmesinin
ardından, bir yıl içinde kitap satışlarının beşte bir oranında
artmış olması, kitap piyasasının canlanması, fuarların artması,
yazar transferlerinin, yayınevi etkinliklerinin büyük bir artış
göstermesi, kitabın vergiye ve dolayısıyla fiyata ne kadar
duyarlı olduğunu gösteren kanıtlardan biri sayıldı. Benzer vergi
indirimlerinin AB çapında uygulanmasını ya da verginin tümden
kaldırılmasını isteyenler de bu örneği her fırsatta kullanmaktan
geri kalmadı.
Bugün
kitaptan alınan vergi ülkeden ülkeye büyük farklılıklar
gösteriyor:
% 0:
Norveç, Kanada, İngiltere, Hırvatistan, İrlanda
%6-8:
İsveç
, Hollanda, Almanya, Yunanistan
%8’den fazla:
Avustralya, Macaristan
ABD’de eyaletler % 5- 10 arasında değişen oranlar uyguluyor.
Türkiye’de bu oran %8.
AB’nin hızla genişlediği son dönemde, AB üyesi ülkelerin ekonomi
politikalarının ve mevzuatının uyumlulaştırılması çabası
nedeniyle, kitaba uygulanan vergi hakkında tartışma yeniden
canlandı. Yeni katılan her ülke, kendi vergi mevzuatını bu
bağlamda gözden geçirmek zorunda kalıyor.
“Çoksatar” kitapların piyasa ve okur beklentilerini kökünden
değiştirdiği, yeni çıkan kitapların kitapçı rafında en fazla bir
ay kalabildiği, hemen satmayan kitapların dergi/gazete gibi iade
edildiği, popüler kültür hayranlığının zıvanadan çıktığı
Türkiye’de, bu konuda bireyler, özel sektör ve devlet tarafından
neler yapılabileceğini tartışmayı başardığımız söylenemez; acaba
önümüzdeki “15 yıl” içinde, dış destekle de olsa, bu tartışmayı
başlatabilecek miyiz dersiniz?
Kitap
Okuma Bursu
Kültür konusunda verilebilecek desteklerin çok çeşitli olduğunu
söyledim, ama bu kadarını ben de beklemiyordum doğrusu:
İspanya’da, Madrid’li bir taksi şoförü olan
Javier Carretero, Skoda Octavia’sının
içinde Madrid sokaklarında dolaşırken arada sağa çekip
Cervantes’in başyapıtı Don Quixote’yi okumak için burs
başvurusunda bulunmuş ve 642 Euro’luk burs kazanmış. “Nereden
bileceğiz okuduğunu?” diyorsanız, internette
www.dineroparaleer.com adresine gidip
kendisinin webcam görüntülerini canlı olarak izleyebilir, hatta
okuduklarını anlayıp anlamadığından emin olmak istiyorsanız
kitapla ilgili sorular da sorabilirsiniz.
Bin
Ladin Serbest!
İngiltere’de, Southampton limanında tutulan Usame Bin Ladin,
sonunda serbest bırakıldı. Radikal yayınevlerinden Verso, El
Kaide’nin kurucusunun basın, faks ve video aracılığıyla
gerçekleştirdiği polemiklerini kitap haline getirip Dünyaya
Mesajlar adı altında ABD’de basmıştı. Kitaplar İngiltere’ye
geldiği sırada İngiliz Parlamentosu’nda Terörle Mücadele Kanunu
görüşülüyordu. Yetkililer, söylendiğine göre “başka nedenlerden
ötürü” kitapları gümrükte tutmaya karar verdi. Ne var ki sonunda
İngiliz Hükümeti, kitapla ilgili hiçbir şey yapmamayı yeğledi ve
Dünyaya Mesajlar, Hitler’in Kavgam adlı kitabının
yanında, kitapçı raflarındaki yerini aldı. Anlaşıldığı kadarıyla
iki kitap ve iki “yazar” arasında çok sayıda ortak nokta var –
Yahudi düşmanlığı, faşistlik, narsisizm bunlardan bazıları.
Bizde Hitler’in kitabının yayıncıları, geçtiğimiz günlerde
gündeme gelen yüksek satış rakamları sonucunda kitabın yeni
baskılarını yapmayacaklarını söylemişti. Ladin’in kitabı basılır
mı, basılırsa kaç satar, birlikte göreceğiz.
Rum
Türklerin Kaderi
İttihat ve Terakki döneminde başlayan, Cumhuriyet kadroları
tarafından hemen hemen aralıksız (Atatürk-Venizelos
yakınlaşması, 1950-55 arası dönem hariç) sürdürülen, yaklaşık 90
yıllık bir süre içinde Türkiye’de yaşayan Rum nüfusu 3-4 bin
düzeyine çekerek “başarı”ya ulaşan Türkleştirme politikalarına
son dönemde daha eleştirel bakabiliyoruz. 6-7 Eylül olaylarının
50. yılında yayımlanan kitaplar, 2000’den bu yana açılan
sergiler, İstanbul’un eski kültürel mozaiğinin giderek artan bir
nostaljiyle anılır olması bunun birer göstergesi. Fransa’da ve
ABD’de yayımlanan iki kitap, bir zamanlar İmparatorluk’un en
aktif cemaatlerinden birini oluşturan Rumların serencamını
anlatıyor. Samim Akgönül’ün yazdığı Türkiye Rumları,
L’Harmattan tarafından yayımlandı; kitap Cumhuriyet dönemine
genel bir bakışın yanısıra, İstanbul’dan Atina’ya göçen Rumlarla
söyleşiler içeriyor. Speros Vryonis Jr’ın greekworks.com
tarafından yayımlanan Felaketin Mekanizması adlı
kitabıysa, 6-7 Eylül olayları hakkında çok kapsamlı (659 sayfa)
bir araştırma niteliğinde.
2005’in En Önemli Kitapları
Liste meraklıları için, Almanya’da Frankfurter Allgemeine
gazetesinin seçtiği edebiyat yapıtları:
Ian McEwan, Cumartesi
Walter Kempowski, Echolot
Martin Amis, Önemli Şeyler
Kazuo İşiguro, Vermemiz Gereken Herşey
Orhan Pamuk, Kar
Colm Toibin, Ustaların Orta Yaş Portreleri
Sven Hanuschek, Elias Canetti
Uwe Timm, Dost ve Yabancı
Ingo Shulze, Yeni Hayatlar
Goscinny ve Sempé, Pıtırcık’ın Yeni Serüvenleri
Chen Jianghong, Kaplan Kral
Jan Guillou, Kötülük
Claudia Klischat, Sabah, Sonra Akşam
Jens Petersen, Hizmetçi
Marion Poschmann, Siyahbeyaz Roman
Daniel Kehlmann, Dünyanın Ölçüsü
Juri Andruchowich, On İki Yüzük
Karl-Heinz Ott, Sonunda Sessizlik
Christoph Hein, Çocukluğunda Bir Bahçe
Uwe Telkamp, Buzkuşu
Michel Houellebecq, Ada Olasılığı
Thomas Kling, Uçuş Verilerinin Değerlendirilmesi
Wislawa Szymborska, An /Chwila
Eugenijus Alisanka, Yazılmamış Hikayelerden
|