|
|
|
26
ocak
2006 pano:

yeni kitap!: zibaldone 2 sel yayıncılık'tan
çıktı.
şefin
salatası:
80 Günde
Devrikitap
İngiltere’nin
Bristol kentinde bugünlerde herkes yatıp kalkıp Jules Verne
konuşuyor; herkesin elinde 80 Günde Devrialem var.
2003’te başlayan “Büyük Okuma Macerası” projesinin üçüncü yılı
için bu roman seçilmiş çünkü; 2003’te Bristol’lılar Robert Louis
Stevenson’ın Define Adası’nı, 2004’te John Wyndham’ın
Triffidlerin Günü’nü, 2005’teyse Helen Dunmore’un Kuşatma’sını
okumuştu.
Bu yilki “Okuma Macerası”nın sponsorluğunu
Brunel 200 vakfı ve Oxford Üniversitesi Yayınları yapıyor. 5
Ocak’ta başlayan ve 80 gün sürecek etkinliğe, Swindon’dan
Penzance’a, Gloucester’dan Plymouth’a yüz bine yakın insanın
katılması bekleniyor. Genelde ya Bristol’da geçen, ya Bristol’lı
bir yazar tarafından kaleme alınmış ya da Bristol’lıları özel
olarak ilgilendiren kitaplar seçiliyor. Büyük Okuma Macerası’nın
direktörü Andrew Kelly, bu kitabın seçilmesinin nedeninin,
doğumunun 200. yılı kutlanan Bristol’lı büyük mühendis Brunel’in
çalışmalarının, Verne’in ulaşım ve teknoloji konusunda kitabında
ortaya koyduğu iyimserlikle paralellik içermesi olduğunu
söylüyor.
Bu maceraya kitlesel katılımın sağlanabilmesi
için, Oxford tarafından özel olarak yeniden basılan romanın 40
binden fazla nüshası Güneybatı bölgesinde ücretsiz olarak
dağıtılıyor. Bunun için proje ofislerinin dışında kitapçıların
işbirliği sağlanmış ve Venue adlı dergi 13 Ocak sayısıyla
birlikte kitabı ücretsiz ek olarak vermiş. Bunun yanısıra,
kitabın tarihçesini ve yazarı anlatan 52 sayfalık, renkli bir
kılavuz kitap da özel olarak yazdırılmış ve 50 bin nüsha
bastırılmış – bunlar da ücretsiz olarak edinilebiliyor. Bölgenin
bütün kütüphaneleri, Bristol’da 80 okul, Swindon’daysa 70 okul,
hastaneler, hapishaneler ve çeşitli okuma grupları projeye
katılıyor. Plymouth’daki Çin lokantaları bile eve siparişlerde
kitabı armağan ediyor.
Maceranın ilk gününde Phileas Fogg, Passepartout
ve Aouda kılığına girmiş oyuncular, Bristol’daki tren
yolcularına kitaptan bölümler okudu. Macera, kitabı okumakla
bitmeyecek: 80 gün boyunca çeşitli etkinlikler düzenleniyor, 19.
yüzyılda ulaşım ve teknolojide kaydedilen gelişmelerle ilgili
sergi, söyleşi ve gösterimler gerçekleştiriliyor.
****:
Narnia’nın
Yazarı, Film İstemiyormuş
Narnia
Günlükleri’nin yazarı CS Lewis’in, kitaplarının filminin
çekilmesini “kesinlikle karşı” olduğu ortaya çıktı.
Yazarın bir BBC yapımcısına, daha önce
yayımlanmamış bir mektubunda, bu konudaki isteksizliğini açık
bir biçimde dile getirdiği görülüyor. 18 Aralık 1959 tarihli
mektupta Lewis, serinin ilk kitabını radyo oyunu haline getiren
Lance Sieveking’in çalışmasından gayet hoşnut kaldığını
anlatıyor, ancak kitapların televizyona ya da filme uyarlanması
konusunda kesinlikle olumsuz bir tavrı olduğunu ortaya koyuyor:
“İnsan biçimine girmiş hayvanlar, yazılı bir anlatıdan çıkıp
görsel hale sokulduğunda ortaya ya bir şarlatanlık ya da bir
kabus çıkıyor... İnsana benzeyen bir Aslan’ı, dinime hakaret
olarak alırdım.”
Lewis’in çizgi film konusunda daha esnek olduğu
görülüyor bu mektupta; ama yine de Walt Disney hakkında
çekinceleri var: “Keşke Disney dehasını bu kadar kaba bir hale
sokmasaydı.” Disney’nin geçtiğimiz günlerde gösterime soktuğu ve
“Harry Potter” filmleriyle yarıştırmayı umduğu “Narnia
Günlükleri”nin ilk filmi 200 milyon YTL’ye mal olmuş, bunun da
önemli bir bölümü özel efektlere gitmişti. Filmde bilgisayar
animasyonu olarak yer alan Aslan’ı Liam Neeson seslendiriyor.
Lewis bu filmi görseydi görüşünü değiştirir miydi, bilmiyorum,
ama Narnia hayranları internet sitelerinde hararetle bu
konuyu tartışıyor.
Sieveking’in ölümünün ardından oğlu Paul’e miras
kalan söz konusu mektup, onun da ölmesinin ardından karısı Val
Stevenson tarafından, editörü olduğu yazınsal web sitesi
nthposition.com’da yayınladı.
****
Usta
ile Margarita Televizyonda
Bizde hangi
kanal ilgilenir bilemiyorum, ama Bulgakov’un Türkçeye de
çevrilmiş kült romanı Usta ile Margarita, Rus televizyon
kanalı Rossia tarafından televizyon dizisi haline getirildi ve
gösterilmeye başladı. Dizinin yönetmeni Vladimir Bortko, daha
önce de Bulgakov’un “Köpek Kalbi” adlı öyküsünü televizyona
uyarlamış, Dostoyevski’nin Budala’sı için yaptığı
uyarlamaysa hem eleştirmenler tarafından çok beğenilmiş, hem de
yüksek izlenme oranlarına ulaşmıştı. Dizide Margarita’nın balo
salonuna süpürgeyle uçması gibi sahneler ve konuşan dev kedi
Behemoth için kullanılan özel efektler, 7 milyon YTL’lik
bütçenin büyük bir kısmını götürmüş. Bortko, ısrarla bunun bir
dizi değil, yalnızca çok uzun bir film olduğunu söylüyor ve
kitabı saçma hale getirmeden kısaltmak mümkün olamadığı için
romanın neredeyse tamamını kullandıklarını, ama yine de kitabı
bilmeyenlerin de anlayabileceği bir film yapmaya çalıştıklarını
belirtiyor.
****
Almanya’da
Çevirmenler De Ayakta, Yayınevleri De
Almanya’da
çevirmenler, bugüne kadar standart olarak sayfa başına 16.87
Euro (yaklaşık 28 YTL) alıyordu, kitap ne kadar satarsa satsın
(yayınevleri için bu ücret, yaklaşık 4500 adet satışta ekonomik
hale geliyor). Geçen yıl 466 adet satan Borges ve 679 adet satan
Canetti (Türkiye’de bile bu kadar düşük olduğunu sanmıyorum!)
gibi kitaplarda yayınevlerinin canı sıkılıyordu, Harry Potter
gibi yüz binlerce satan kitaplardaysa çevirmenlerin. Çevirmenler
bunun üzerine mahkemeye başvurarak sayfa başı ücretlerin 27
Euro’ya (yaklaşık 45 YTL) yükseltilmesini istediler. Mahkeme bu
isteği reddetti, ama sayfa başı ücrete ek olarak satış üzerinden
yüzde verilmesini karara bağladı: sert ciltli kitaplarda 50 bin
adede kadar %1, sonrası için %2; karton kapaklı kitaplardaysa 20
bine kadar %0.5, 100 bine kadar %1, sonrası için %2.
Bunun üzerine Alman yayınevleri ayaklandı: bu
maliyetlerle çeviri kitap basamayacaklarını, ancak çok garantili
kitaplara girebileceklerini söyleyenler arasında büyük ve
prestijli yayınevlerinden Hanser, Piper ve Rowohlt da var. Bu
kadar endişelenmelerini gerektirecek bir durum olduğunu
sanmıyorum açıkçası; çok az satan kitaplarda zaten yüksek olan
maliyetleri bir parça daha yükseltecek bu karar, ama o kadar da
değil. Çok satan kitaplardaysa, çevirinin de bir sanat yapıtı
olarak tanınmasına paralel olarak, çevirmenin emeği daha iyi
karşılık bulacak.
|