|
|
|
16
haziran
2006
şefin
salatası:
Kendi
Kitabını Kendin Yayımla!
Genelde kitap dünyasının, özelde de
yayıncılık sektörünün büyük değişimlere gebe olduğu konuşuluyor
birkaç yıldır. Elektronik kitap teknolojisinin gerçekten
başarılı (kullanışlı, şık ve ucuz) bir ürünle çıkagelmesine an
meselesi olarak bakılıyor; Google’ın başını çektiği ve çeşitli
yayıncılık devlerinin desteklediği elektronik kütüphane yaratma
girişimi ve Gutenberg gibi projeler, kitapların içeriğinin
evrensel kullanıma açılmasını çığ gibi artan ölçülerde sağlıyor;
internet üstünden kitap satışları pek çok ülkede ciddi boyutlara
ulaşmış durumda (Amerika’nın en büyük kitapçı zinciri Barnes&Noble’ın
en büyük ciro yapan mağazası,
www.barnesnoble.com).
John Updike geçtiğimiz günlerde, elektronik kitap konusundaki
gelişmeleri hiç de hoş karşılamadığını ve fiziksel kitabın,
mutlaka korunması gereken bir değer olduğunu söyledi, onunla
aynı görüşü paylaşan pek çok okur da var kuşkusuz, ama en
azından şunu söylemek gerçekçi olur herhalde: internetten kitap
almak artık heyecan verici bir yenilik değil ve çok da uzun
olmayan bir vadede elektronik kitap formatı, fiziksel kitabın
yerini tamamen almasa bile, okur olarak hayatımızın çok büyük
bir parçası haline gelecek.
Bunlara eklenen yeni bir gelişmeyse,
yayıncıların, dağıtımcıların ve kitapçıların kendilerini
tanımlama biçimini ciddi olarak gözden geçirmesini
gerektirebilir. Birkaç yıldır etkin olan ve sayıları artan bazı
internet kuruluşları, POD (print-on-demand, talep üstüne basım)
teknolojisini kullanarak, yazarlara büyük bir imkan sunuyor:
artık kendi kitabınızı kendiniz yayımlayabiliyorsunuz, hem de
bedava sayılabilecek bir ücrete.
İşin ayrıntısına girecek olursak, sistem şöyle
çalışıyor. Diyelim ki 200 sayfalık bir roman yazdınız ve ne
yapacağınızı kara kara düşünüyorsunuz. Gerek yok! Lulu, Blurb,
PABD, Grosvenor House ve daha pek çok internet sitesi, size
yardımcı olmak ve sizinle birlikte para kazanmak için bekliyor.
Örneğin Lulu’ya giderseniz yapmanız gereken en önemli şey,
kitabınızın kapak ve iç tasarımı. Siteye üye olduktan sonra
kitabınızın kapağının ve sayfalarının nasıl görünmesini
istiyorsanız o şekilde (çeşitli format seçenekleri var)
yüklemeniz gerekiyor. Lulu, kitabın içeriğine karışmıyor,
biçimini belirlemeniz için de size adım adım yardım ediyor. Bu
işlemler bittiğinde bir üretim maliyeti ödüyorsunuz; 200
sayfalık siyah-beyaz bir kitap için bu yaklaşık 9.50$. Denetleme
kopyası size yollanıyor, onay verirseniz Lulu’nun sitesinden
kitabınız satışa çıkıyor. Yani 10$’a kıyıp kitap sahibi
olabiliyorsunuz!
Satışa çıkardığınız kitabınızın etiket fiyatını
da siz belirliyorsunuz, telif payının %80’ini siz, %20’sini Lulu
alıyor (5$ eklediğinizde satılan her kitaptan size 4$ düşüyor).
Okuyucular kitabı sipariş ettikçe Lulu kitabı teker teker
basıyor, dolayısıyla yatırım riski ya da stok maliyeti söz
konusu değil. Tüm satışları internet üzerinden
izleyebiliyorsunuz; telif ödemeleriniz çekle ya da PayPal
aracılığıyla doğrudan size yapılıyor. 200 sayfalık bir kitap
Lulu’nun kendi sitesinde 13$ civarında satılıyor, dünya
dağıtımına çıkarsa bu fiyat yaklaşık 21$’a yükseliyor. (Bunun
4$’ı yazara ödeniyor, yani %19; fazlasıyla iyi.)
Kitabınızın fiziksel olarak varlık kazanması
sizin için yeterli olmayabilir elbette. Kitabınız için biraz
daha yatırım yapmayı göze aldığınızda, internette size tasarım,
editörlük, dağıtım ve tanıtım konularında hizmet verecek pek çok
şirket bulabiliyorsunuz. 35$’a temel dağıtım hizmeti
alabiliyorsunuz (kitabınızın ISBN numarası oluyor ve
dağıtımcıların başvuru listelerine giriyorsunuz), 90$ verirseniz
amazon.com ve barnesnoble.com gibi internet kitapçılarında
kitabınızı dört başı mamur bir şekilde tanıtabiliyor, satış
şansınızı yükseltebiliyorsunuz. 100$ gibi bir fiyata güzel bir
kapağınız ve profesyonel bir mizanpajınız olabiliyor.
Romanınızın özelliklerine bağlı olarak, 150-1500$ arası bir
ücret karşılığında her türlü editörlük gereksiniminiz
karşılanıyor. Yani ortalama bir hesap çıkaracak olursak, 400$
verdiğinizde dünyanın her yerinde satın alınabilecek ve satış
gelirinden payınızın düzenli olarak ödendiği bir kitabınız
oluyor. Hiç fena değil.
Sistemin başlıca iki hassas noktası var.
Birincisi, dünya dağıtımına çıkan kitabın fiyatı, benzerlerine
göre yüksek (yaklaşık %40 oranında). Posta masraflarını da
eklemeyi unutmamanız gerek. İkincisi, eğer profesyonel tanıtım
hizmeti almazsanız, kitabın tanıtımı için hiçbir şey yapılmış
olmuyor; ama bu durum, alışıldık yollarla yayımlanan kitapların
çok büyük bir kısmı için de geçerli aslında.
Büyük kitapçılar da kendi yayınevlerini kurarak
bu teknolojiyi kullanmaya başladı; okuyucuyu eli boş göndermek
diye birşey kalmayacak!
Elli yıl önce fotokopi makinesine mucize gibi
bakılıyordu; şimdi hem tarayıcı, hem yazıcı, hem de fotokopi
makinesi olan, ayrıca faks da çeken aletler evlere, bürolara
girmiş durumda. POD teknolojisinin de zaman içinde
ucuzlayacağını ve küçüleceğini tahmin etmek zor değil. Bu durum,
internetin yazarlara ve yazdıklarını paylaşmak isteyenlere
sağladığı olanağın (her isteyen kendine bir internet sitesi
kurabiliyor, “blog” yazılımları aracılığıyla yazılarını kolayca
güncelleyebiliyor) bir benzerinin, fiziksel kitap alanında da
sağlanacağını haber veriyor bize: herkesin (en az) bir kitabının
olacağı günler çok yakında!
* * *
Peter
Rabbit 105 yaşında
Beatrix
Potter, 1901 yılında The Tale of Peter Rabbit (Tavşan
Peter’in Masalı) adlı çocuk kitabını, kendi yaptığı siyah beyaz
desenler eşliğinde yayımladı. Altı yayıncı kitabı reddedince
Potter kitabın ilk baskısını kendi olanaklarıyla yaptırdı, 250
adet bastırdı ve çocuklar alabilsin diye çok ucuz bir fiyattan
sattı. Birkaç hafta içinde 200 adet daha basması gerekti; bir
yıl geçmeden büyük bir yayınevi kitaba talip oldu ve buradaki
ilk baskısı 8000 adet yapıldı; bugünse Peter Rabbit
dünyanın neredeyse bütün dillerinde (Türkçe hariç) yayımlanmış
durumda, toplam satışlarıysa 40 milyonu aştı. Peter Rabbit
temalı oyuncakların ve yan ürünlerin bolluğundan, Bayan
Potter’ın servetinden söz etmeye herhalde gerek yok.
Peter Rabbit’in 1902 baskısı 20,000$
ediyor; yakınlarda yapılacak bir müzayededeyse Potter’ın kendi
yaptırdığı 1901 baskısı bir nüshanın, 70,000$’ın üstünde alıcı
bulması bekleniyor.
Peter Rabbit, yaramaz çocuklarına laf
dinletemeyen anne-babaların bayıldığı bir kitap olageldi: Anne
Tavşan, dört çocuğuna Bay McGregor’un bahçesine girmemelerini
söyleyince, haylaz Peter bunu tabii ki bir açık davet olarak
algılıyor ve başını çeşit çeşit belaya sokuyor. Sonunda diğer
kardeşleri akşam yemeğinde ekmek, süt ve böğürtlenle
ödüllendirilirken Peter’ın payına ilaç ve erken yatma cezası
düşüyor.
* * *
Peter Pan
Devam Ediyor!
J.M.
Barrie’nin ilk kez yüz yıl önce yayımlanan ünlü çocuk kitabı
Peter Pan’in devamı, bu yıl 5 Ekim’de İngiltere’de,
Amerika’da ve 20 ülkede aynı anda çıkacak. Bugüne kadar
hikayenin pek çok uyarlaması yapıldığı gibi, Gilbert Adair ve
J.E. Somma gibi yazarlar da Peter Pan karakterini kullanarak
romanlar yazmış ve hikayenin devamını ele almıştı; R.S.
Leatherwood, David Barry, Ridley Pearson, Karren Wallace ve
James Hart gibi yazarlarsa, hikayenin öncesini anlatan romanlar
yayımlamıştı. Ancak ilk olarak bu kez yazarın yasal varisleri ve
Peter Pan’ın yayın haklarının yasal sahipleri, bir devam
romanına resmen onay ve izin veriyor.
Barrie 1937 yılında öldüğünde, kitabının yayın
ve telif haklarını Great Ormond Street Çocuk Hastanesi’ne
bırakmıştı; Hastane, ciddi bir gelir kaynağı oluşturan kitabın
yayın haklarını 2007’de yitirmeden önce, kitabın devamını
yazdırmaya karar verdi ve bir yarışma açtı. Tüm dünyadan geniş
çaplı bir katılım gerçekleşti, ancak sonunda ikinci cildi yazma
şerefi, ödüllü çocuk yazarı Geraldine McCaughrean’a verildi.
Jüride Hastane yetkilileri ve çocuk edebiyatı uzmanlarının
yanısıra, Barrie’nin yeğeninin torunu da yer aldı.
McCaughrean’ın kitabının adı, Peter Pan in
Scarlet (Kırmızılı Peter Pan) olacak ve Oxford University
Press tarafından yayımlanacak. Yapılan açıklamaya göre kitap
1930’larda geçecek (yani Wendy artık yaşını başını almış olacak)
ve çocukların, farklı giyinerek başka birinin kimliğine
bürünmesini konu alacak.
Peter Pan’in yayın hakları konusu biraz karışık
(Türkçede 20’den fazla versiyonu var, çoğu da yeni baskılar),
çünkü önceleri “yazarın ölümünden sonra 50 yıl” olan yayın
hakkı, daha sonra uluslararası anlaşmalarla 70 yıla çıkarıldı,
ama elli yılın dolduğu 1987’den itibaren pek çok yayınevi, yayın
haklarını almadan kitabı bastı. Bakalım ikinci cildin yayımlanma
serüveni nasıl olacak.
|