|
|
|
8
haziran
2007
şefin salatası:
Amerika’da Kitabın Son Durumu
Frankfurt Kitap Fuarı Türkiye’de artık iyice biliniyor; Londra
da pek çok yayınevinin listesine girmiş durumda; son birkaç
yıldır, komşularda ne piştiğini görmek için Selanik fuarına
gidenler olduğunu da biliyorum; çocuk kitapları yayınlayanlarsa
Siena’yı atlamamaya gayret gösteriyor. Ama Amerika’nın en büyük
kitap fuarı olan BookExpo America’ya gideni duymadım.
New York’ta düzenlenen ve bu yıl 31 Mayıs - 3 Haziran arasında
gerçekleşen fuar, yalnız Amerika’da değil, tüm dünyada
yayıncılığın nerede olduğunu ve nereye gittiğini anlamak için en
uygun yerlerden biri. Bu dört günlük karnavala bu yıl 35,000
yayıncı, yazar, kütüphaneci ve yazar temsilcisi katıldı.
Sonbaharda çıkacak kitapların tanıtıldığı fuarda, bütün büyük
dünya fuarlarında olduğu gibi bir sonraki “Da Vinci Şifresi”ni
ya da “Harry Potter”ı herkesten önce bulmaya çalışanlar
birbirleriyle kıyasıya kapıştı.
Bu yılki fuarda Microsoft ve Google’ın çok güçlü bir biçimde
temsil edildiğini söylersem ne demek istediğim biraz daha iyi
anlaşılır sanırım. Blog sitelerinin kitap endüstrisi üstündeki
etkisinin tartışıldığı, dijital kitap üreticilerinin kol gezdiği
fuarda OnDemandBooks.com’un iki kurucusu, “espresso kitap
makinesi”ni tanıttı: Bu makine, beş dakikadan kısa bir sürede
orta boy bir kitabı basıp, ciltleyip önünüze koyabiliyor; bir
saatte 15-20 kitap basabiliyor. Makinenin başına üşüşenler
arasında yalnızca okuyucular değil, “keşke dünya dursa” demeyip
kendi konumunu yeniden düşünme cesareti gösterebilen yayınevi
sahipleri de vardı.
Öte yandan herkes yeni teknolojilerle o kadar da barışık
değildi. Örneğin Kansaslı bir yayıncı, kendi internet sitesi
olan, buradan Amazon.com’a link veren, hatta okuyuculaa doğrudan
imzalı kitap satan yazarlara veryansın etti; “İmza günleri
düzenlemek konusunda çok enerji ve para harcıyoruz; yazarların
bu yaptığı hiç reva değil,” dedi. Başka bazı yayıncılarsa
yazarların kendi kitaplarını internet sitelerinde bedava
okutmasından yakındı.
Bütün bu tartışmalı konuların yanında, kitap endüstrisinin daha
geleneksel sorunları da gündeme geldi elbette. Sektörel bir
örgüt olan Book Industry Study Group (Kitap Endüstrisi İnceleme
Grubu) bir rapor yayınlayarak yayıncılıktaki büyümenin çok düşük
olduğunu, 2005’te satılan 3.09 milyar kitaba karşın 2006’da
yalnızca 3.10 milyar kitap satıldığını, net cironun yalnızca
%3.2 artarak 35.7 milyar dolara ulaştığını duyurdu.
2006 yılında Amerikan kitap endüstrisindeki en büyük büyüme,
%3.1’le dinsel kitaplar alanında oldu. 263.4 milyon kitabın
satıldığı ve 1.65 milyar ciro yapıldığı bu alanda Kutsal Kitap
ve dua kitaplarının satışları düşerken, “dinibütün” bir yaşamın
gerekleri ve avantajları hakkındaki kitaplar patlama yaptı.
Süpermarketlerin kitaba büyük yer ayırması ve %50’yi aşan
indirimler yapması sayesinde, “çoksatar” olarak piyasaya sürülen
kitapların gerçekten de çok sattığı anlaşılıyor. 2006 yılında bu
kitaplar toplam 418.2 milyon adet satıldı ve 3.69 milyar dolar
kazandırdı. Yine de ciltli formatta kitap satışları düştü;
örneğin 1994’ün en çok satan kitabının (John Grisham) ciltli
versiyonu 3.2 milyon adet satarken, 2006’un bir numarası (Mitch
Albom) 2.7 milyon adette kaldı. Karton kapaklı kitapların
önümüzdeki dönemde daha pozitif bir seyir izlemesi bekleniyor,
çünkü küçük ve orta ölçekli yayınevleri, doğrudan satış
yaptıkları satış kanallarında, örneğin internet sitelerinde ve
seminerlerde bu formatı yeğliyor ve geniş okuyucu kitlelerine
ulaşmayı başarıyor.
Amerika’daki kitap endüstrisi, dijital teknolojiyi (internet ve
talebe göre basım) yavaş yavaş bağrına basmaya hazırlanıyor
bence; geleneksel üretim biçiminin yerini almaktan çok, onun
yanına eklenecek ve toplam satışları artırmaya yarayacak bir
teknoloji olarak görüldüğünde, önünde büyük olanaklar
açılabileceğinin hesaplarını yapıyor.
|