|
|
 8
nisan 2003
pano:
tek uçlu iplere artık
buyurun. bu bölümü birlikte genişletebiliriz
belki - özellikle merak edilen şeyler varsa
yanıtlamak isterim.
aries'in yeni
sayısı çıktı: oyun.benden de bir oyun
tasarlamamı istemişlerdi, aşağıdadır.
şefin salatası:
sarma
2006 yılının baharında,
Bursa'nın Hisar mahallesinde oturan çocuklar
yeni bir oyun oynamaya başlayacak – ilk başta
adı olmayacak bu oyunun elbette, bir tür
ebelemece oyunu olarak düşünecek bunu
çocuklar; tek farkı, ebenin ebelediği
oyuncuların da ebe haline gelmesi, yani ebe
sayısının sürekli artması, kaçan
oyuncuların da sürekli azalması; sona kalan
oyuncu oyunu kazanıyor. Okulların kapanması ve
çocuklardan bazılarının yazlıklara
dağılması nedeniyle oyuna ara verilecek,
sonbaharda arkadaşlar yeniden
toplandığındaysa ufak bir değişiklik
yapılacak: ebelerle ebe olmayanların sayısı
eşitlendiği anda, iki takım oluşmuş
sayılacak; bu andan itibaren iki takım da
birbirini ebeleyebilecek; oyun alanının iki
ucunda yere çizgi çekilerek birer “kale”
bölgesi belirlenmiş, her takımın elemanları,
ebelenmeden karşı takımın “kale”sine
ulaşmayı amaçlayacak, bunu yaparken
ebelenenler karşı takımın elemanı haline
gelecek.
Bir süre sonra, özellikle
kalabalık gruplarla oynandığında kimin hangi
takımdan olduğunu anımsamanın ve izlemenin
zorluğu, yeni bir değişikliği gerekli
kılacak: iki takım oluştuktan sonra
ebelenenler, karşı takıma geçmek yerine
oyundan çıkacak.
Oyunun “sarma” adını
alması için yıllarca beklemek gerekecek,
çünkü yeni bir değişikliğin sonucunda
olacak bu: basit bir ebelemenin ötesinde, bir ya
da birden fazla oyuncu, el ele tutuşmuş rakip
takım oyuncuları tarafından sarıldığında,
oyundan çıkacaklar. Oyun bu haline
ulaştığında Bursa sınırlarını aşacak,
küçük değişikliklerle farklı yerlerde
oynanmaya başlayacak – Manisa versiyonunda
kaleler olmayacak örneğin; İstanbul
versiyonunda oyun başından itibaren iki takım
arasında oynanacak.
2019 yılında bir televizyon
programının yerel oyunlara eğilmesi ve
turnuvalar düzenlemesi, “sarma”nın
yaygınlığını bir anda arttıracak. Yine de
gerçek anlamda ulusal bir oyun haline gelmesi,
oyun alanının iyice büyümesi ve takımların,
kendi renklerinde birer sarma ipiyle sahaya
çıkması sonucunda olacak; o aşamadan sonra,
oyuncuların el ele tutuşması gerekmeyecek
karşı takım oyuncularını oyundan
çıkarttırmak için, iple saracaklar.
Bu son derece dinamik,
çevikliğe olduğu kadar taktik beceriye ve oyun
alanının genelini kollayabilmeye, yalnız kalan
ya da öbekleşen rakip oyuncuları görebilmeye
dayanan oyun, internette büyük rağbet
görecek, takımlar ve onlara bağlı
taraftarlar, yerelliğin sınırlarını aşmaya
başlayacak. “Sarma”nın Amerika'da ortaya
çıkması, buradaki üniversitelerde okuyan
Türk öğrencilerine olduğu kadar, bu internet
sitelerinin uyandırdığı ilgiye de bağlı
olacak. Amerika, “sarma”nın gelişiminde en
belirleyici aşamaya ev sahipliği yapacak ve
oyun Amerikan üniversitelerinde o kadar
benimsenecek ki, Türk kökenleri neredeyse
unutulacak: iki cin fikirli Amerikan öğrencisi,
2074 yılında Berkeley Üniversitesi
çimenlerinde oynanan bir oyun sırasında,
takımların sarma iplerinin iki ucuna birer top
bağlayacak, bu sayede ipi sahanın bir
noktasından başka bir noktasına fırlatmak ve
rakibi gafil avlamak mümkün olacak; zaten
hızlı olan oyun, daha da hızlanacak ve
zevklenecek, kuralları karmaşıklaşacak.
“Sarma”, ilk kez 2112
İstanbul Olimpiyatlarında, “Bindball”
adıyla bir uluslararası turnuva oyunu niteliği
kazanacak; maçlar beşer set üzerinden
oynanacak; topsuz başlayan bir oyunun böyle
top-merkezli bir noktaya gelmiş olması,
antropologların ilgisini çekecek.
|