| 2999'da
32 Yaşına Basacak Olan Anka'ya
Mektup Sevgili
Kardeşim,
Biliyorum,
sıkılıyorsun – zaman
geçiyor, herşey değişiyor,
ama sonunda herşey hep aynı
kalıyor ve yaşamlarımız bunun
üzerine kurulu. Benden çok daha
fazla deneyimli ve olgunsun,
benim otuz iki yılda
biriktirdiklerime sen belki de
yedi yaşında sahip oldun; bu
büyükatanın sana
söyleyebileceği ne olabilir ki?
Öğüt verme gafletine
düşmeyeceğim, sana dünya,
insanlar ve yaşam hakkında
ahkam da kesmeyeceğim; varmış
olduğum (ama kesin olduğunu
iddia edemeyeceğim) birtakım
yerli-yersiz sonuçları
aktaracağım sadece, kendi
sonuçlarınla
karşılaştırasın ve 3999'a
bir mektup da sen yazasın diye:
1.
Sarımsaksız mantı birşeye
benzemiyor, ama kekik ekmesen de
olur.
2.
Seviştikten sonra çenesi
düşenlerden uzak durmak lazım.
3.
Uyku, yemek, seks –
niceliğinden ve niteliğinden
asla feragat edilemeyecek üç
şey. Sıralama da doğru galiba.
4.
Neyi ne kadar bildiğin önemli
değil, ama ağzının laf
yapması şart – dilsizin
hakkından herkes geliyor.
5.
(İnsanları, eşyaları,
kitapları, duyguları,
anıları) biriktirmek hamallık.
Sen taşıyacağına adam tut.
6.
Sen hiç müzik gördün mü?
Görmek gerek.
7.
Tek birşeyin ustası olmaktansa,
pek çok şeyin çırağı olmak
daha eğlenceli – iki şeyi
birbirine bağlasan kardır.
8.
İnsanlara hiçbir şey vermezsen
senden nefret ediyorlar, ama
ömürboyu hınç duymalarını
istiyorsan, vererek boğmayı
dene.
9.
Hata yaptığını kabul
ettiğinde kendini çok iyi
hissediyorsun.
10.
Herşey bir oyun olabilir, ama
bu, ciddiye alınmayacakları
anlamına gelmez.
11.
Kendine yetmesini bilmek,
başkalarına ihtiyaç
duymasını öğrenmek iyidir.
12.
Büyük konuşma, konuşacaksan
da küçük harflerle konuş.
13.
Anlamak için değil, haklı
çıkmak için dinleyenlerden
uzak durmalı.
14.
Güneşin ve bir çocuğun
doğuşu, hala dünyanın en
güzel şeyleri mi?
15.
Kokusuzlaşıyoruz. Devrimler ve
devrimciler kokar.
16.
Şeytanı bulursan yakasına
yapış.
17.
Evreni hafife almamak lazım.
18.
Öğüt vermeyeceğini, ahkam
kesmeyeceğini söyleyenlerden
sakınmalı.
19.
Bizim buralara yolun düşerse
beni görmeden gitme.
|