| "ready-made"
post-modern manifesto: yazarlar
için sokak çalgıcısı etiği bugün
artık yazar, edebiyatından para
kazanmaya hakkı olmadığını
kabullenmeli ve rahatlamalı –
köşe başında müzik yapan bir
çalgıcıdır o, isteyen para
verir, kimisi dinler ve geçer.
yazar,
yazarak para kazanabilir elbette
– kendisi dışında bir şey
için yapıldığında yazma
edimi, işlevselliği oranında
ücrete tabidir.
işlevselliğin
tanımı, her zaman
kendiliğinden bellidir hemen
herkes için, bazı yazarlar
bazen bunun istisnası olmuştur,
bu onların sorunudur.
edebiyatın
kendisi olmayı hedefleyen
ürününse kendine tekil, ihlal
edilemez, yarı-kutsal bir alan
yaratabilmesi bugün mümkün
değildir.
zaten
söz konusu ürün dışsal bir
talepten çok, ürünü
gerekçelendirmeye tümüyle
yetecek bir içsel hazzı elde
etmek için, yani yazarın kendi
kendine olan talebi sonucunda
yaratılır.
edebiyat
yazarı, yazabilmek ve
yayımlayabilmekle
yetinebilmelidir – maddi
karşılık isteyebilir, tıpkı
bir sokak çalgıcısı gibi
seyircisinin arasında şapka
dolaştırabilir, ama
toplayamadığı paranın
hesabını kimse verecek
değildir.
yazar,
geçimini sağlamak için
"başka işler" yapmak
zorundaysa yapacaktır. kitap
yazmaya zamanının/enerjisinin
kalmaması tümüyle kendi
sorunudur. yazarın toplumsal
üretim genelindeki
asalaklığının sonu geldi –
buna sevinmek ya da üzülmek
yersizdir. bu böyledir.
bütün
bunlar, yazarla ve yazıyla
ilgili romantik saplantıların
geçmişin çöplüğüne
atılmış olmasından
kaynaklanmaktadır. bugün
önemli olan metnin kendisidir,
kime ait olduğu değil.
dolayısıyla metinlerin,
kimlerin metinlerinden mürekkep
olduğu da önemli değildir –
bütün metinler miri maldır.
her metin her yerde
kullanılabilir. dipnot
sultasının sonu, referans
ahlakının sonuyla birlikte
gelmiştir.
yazarların
kendilerini önemseme çağı
sona ermiştir. herkes herşeyin
sahibidir, kimse tek başına
belirli bir şeye sahip
değildir.
edebiyatı
üzerinde mutlak mülkiyet hakkı
olduğunu savunan her yazar,
ürününü dolaşıma sokmama
hakkına sahiptir. kutsal alan,
artık bir çekmece boyuna
gerilemiştir.
|