| what
part of cem akaş don't you
understand? abicim,
onca
isinin arasinda bu anlasilma
mevzuunda klavye parmaklamak
istersen cekinme, cunku ben de
harbiden merak ediyorum neyi
anlayamamis olabilecegini.
acikcasi bana oyle geliyor ki
ezberden konusuyorsun, birseyleri
anlamamis oldugunu hayal meyal
animsiyorsun ama ne oldugunu
bilmiyorsun, ya da birileri sana
bu yonde birseyler soyledi
vaktiyle ve sen de 'aa evet ben
de' dedin icinden (hoduk mesela).
simdiye
kadar okudugun roman ve
oykulerimin hangisi sana boyle
bir duygu vermis olabilir diye
dusunuyorum - '7' mi,
'suc&ceza' mi, ne? problem
ne, dil mi (bu cumlenin ne
dedigini anlamiyorum), 'fikirler'
mi (fazla felsefe yapmissin, bir
suru jargon kullanmissin, ne lan
bu, hikaye mi ders mi), yoksa
daha muglak birsey mi (olay
nerede geciyor; yazar bu kitabi
niye yazmis)? spesifik ornek
lutfen. anlamiyorum derken,
anlamaktan neyi kastettigini tam
anlamiyorum sanirim - benim paul
auster'da anlamadigim bir suru
sey var ornegin. 'kolayca
anlamak'tan soz ediyor olabilir
misin? yani bazi yazilar daha
seffaftir, bazisi daha kapalidir,
biraz daha ugrasmak gerekir. ama
seffaf yazilar bile, gorunusteki
kolay algilanabilirlige ragmen,
karmasik bir icerik
barindirabilir. cumleleri
anlarsin da aslinda neler olup
bittigini anlamayabilirsin.
bir
de tabii su var (biraz ukalalik
yapmama izin verirsen): modern
cagla birlikte, sanatcinin toplum
icindeki konumunda ciddi bir
donusum yasanmaya baslandi. daha
oncesinde neredeyse tumuyle
fonksiyonel bir uretimi vardi
sanatcinin, somut bir ise
yariyordu yaptiklari.
moderniteyle birlikte sanatin
kendi kurallarini yaratmaya,
kendi ustune kapanmaya, kendi
hakkinda dusunmeye basladigini
goruyoruz. sanat sanat icindir
hikayesi. bir yerden sonra, tipki
bilim ve hukukta oldugu gibi
sanat da 'lebenswelt'ten cikip
kendi ozerk alanini kurdu. bu
diger alanlarda bu kadar sorun
yaratmiyor belli ki - kimse,
fractal geometrinin ne oldugunu
anlamadigi icin gidip matematikci
dovmuyor, ya da avrupa hukukunun
inceliklerine vakif olamadigi
icin hukukculari elitist olmakla
suclamiyor. oysa bu iki alan,
aslinda sanattan cok daha
yasamsal. nedense sanata gelince
insanlar, ornegin renk ne demek
bildikleri ya da o dili
(anadilleri olarak)
konusabildikleri icin, bu
unsurlarin kullanimiyla
olusturulan her sanat urununu
dogal olarak, kendiliginden
anlayabilmeyi umuyor. oysa
fraktal geometriyi gercekten
anlayabilmek icin muhendislik
egitimi bile nasil yeterli
degilse, cogu sanat urununu
'cozebilmek' icin de ciddi bir
yatirim yapmak gerekiyor. bu
emegin tek bir karsiligi var -
seni daha iyi bir insan yapmiyor,
insanlari ve dunyayi daha iyi
anlamani bile saglamiyor cogunca,
yalnizca estetik bir haz veriyor.
bunu
ugrasmaya deger bulmamak elbette
herkesin hakki. ama ondan sonra
'niye herkesin anlayabilecegi
seyler yazmiyor bu adamlar?'
demenin alemi de yok, cunku zaten
'bu adamlar' harcialem olmayan
birseyi (estetik) ariyor ve inan
cogu durumda yazdiklarini mumkun
oldugunca anlasilir kilmak icin
calisiyorlar. unutma ki dilin
kendisiyle ugrasmak sanatcinin
onceliklerinden biri - kullandigi
'dil' her neyse. onu en basite
indirgemesini talep etmek, o
dille oynayarak ortaya
cikarabilecegi seylerden feragat
etmesini istemek demek. ilk
noktali virgulde, ilk soyut
kavramda ya da ilk metaforda
havlu atan okuyucu kitlesiyle
ugrasmak pedagoglarin gorevi
bence.
ayrica,
tipki bilimi populerize eden
yazarlar bulundugu gibi (ki
stephen hawking'i 50. sayfadan
sonra anladigini iddia eden
'sokaktaki adam'a supheyle
yaklasirim), populer urunler
veren yazarlar da var
(hemingway'i tavsiye ederim). bir
de tabii televizyon var.
attention deficit'i olan
insanlarin kendilerine daha uygun
mesgaleler bulmalari gayet mumkun
artik (ki bu mesgaleler de
a.d.'yi korukluyor sonucta) -
herseyi anlayacagiz diye de
birsey yok. bu anlamda 'kitle'ye
karsi tek sorumlulugumun
durustluk oldugunu dusunuyorum -
yani birseyi oldugundan karmasik
kilmaya calisarak bir tur 'puan
toplama' taktigi gutmeme
durustlugu. sanirim senin sorunun
altinda yatan implicit suclama da
bununla ilgili - yani daha duz
anlatilabilecek birseyi gereksiz
yere karmasiklastirdigimi
dusunuyorsun belki de. bunu
yapmamak icin gercekten azami
dikkat gosteriyorum.
ne
diyorsun?
.cem
|